Yazıları

Yağmur, Şemsiye ve Endişe

Nasıl da iyi geldi yağmur… Baharın henüz başındayken sararmaya duran dala yaprağa, daha yeni çağlaya durmuş meyve ağaçlarına, kocamış fıstık çamlarına tam zamanında can suyu oldu. Onun imdada yetişmesine şahitlik ettik balkondan. İğri iğri damlalar düştü yapracığın üstüne, kedi yavruları ardiye kapısının altındaki delikten içeri giriverdi. Karıncalar şaşkın şaşkın kaçıştı. Ihlamur ağacı banyo yapan bir çocuk gibi gülümsedi. İğde serin bir rüzgarla dallarını kımıldatıp kokusunu savurdu. Biz pencereden kızımla birlikte el çırparak seyrettik yağmuru.

Beylikdüzü’nde Geçmişin İzlerini Aramak

Üç bin yıllık geçmişinden haberdar olduğumuz İstanbul, sadece tarihi yarım adası ile değil, genişleyip geliştikçe içine aldığı köyleri, vadileri ve tepeleriyle de birbirine bağlı öykülerin mekânıdır aslında. İki kıtanın birbirine el uzattığı yere kurulu bu şehrin coğrafyası gibi tarihinde var olan şiirsellik şehrin çevresine kurulu her köy ve kasabada hissedilir. İstanbul’un yeni ilçelerinden olan Beylikdüzü […]

Meral Okay’a

Çekik gözlü, güzler yüzlü, şişman bir kadın öldü birkaç gün önce. Uzun sayılmayacak bir ömür sürdü, hepimizin diline düşmüş güzel şarkıların sözlerini yazdı, bu devirde eşine aşık bir kadın olarak yaşadı, birkaç filmde rol aldı, dizi senaryoları kaleme aldı.

Başa dön